Edebiyat · Tarih

Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara / Mathias Enard

M. Fatih Kutan

Can Yayınları, Nisan 2011, 155 sayfa, Fransızca aslından [Parle-leur de batailles, de rois et d’éléphants] çeviren: Aysel Bora

Kitabın yazarı Barcelona Üniversitesi’nde Arapça dersleri veriyor, ayrıca bahse konu ettiğimiz kitabıyla Goncourt Des Lycéens Ödülü’nü 2010 yılında kazanmış. Kitabın dili çok rahat ama hepsi bu kadar. Çevirisinin hakkını vermek isterim; Aysel Bora diğer çevirileriyle de dikkatimi çekmişti ara ara. Michelangelo’nun II. Bayezid’in daveti üzerine geldiği İstanbul’daki günlerini okuyoruz kitap boyunca. İstanbul tasvirleri/yorumları hariç dişe dokunur çok bir şey yok; onlar da aşağıdaki alıntılar işte. Zahmet edip okumayın diye alıntılarımı paylaşıyorum.

Rönesans insanının daracık yatağına kapanıyor ve uzanıp yatmanın akla getirdiği ölüm imgesinden korktuğu için sırtını bir yastığa dayayıp uykuya dalıyor. (s.16)

Ragusa (1) açıklarında, sonra Mora önlerinde kafasında Aziz Paulus’un “Dua etmeyi öğrenmek için deniz yolculuğu yapmak gerek” cümlesi var ve bunu anlıyor. (s.20)

Bir zamanlar uzak bir diyarda… Hayır, sana hikâye falan anlatmayacağım. Artık hikâye zamanı değil. Masal çağı sona erdi. Krallar altlarındaki atları çatlatan vahşiler; prenseslerine filler armağan etmeyi bırakalı çok uzun zaman oldu. (s.33)

Ayasofya’daki o öğleden sonra gibi, sanatçı ne zaman güzelliğe dokunsa ya da yaklaşsa, birbirine karışan mutlulukla kederden içi ürperiyor. (s.46)

Bu Osmanlılar kesinlikle ışık ustası. (s.61) (2)

Michelangelo Boğaz’ın sakin sularında yol alırken, gençliğinde gittiği Venedik’i Mestre’den ayıran deniz yolunu hatırlıyor; burada bu kadar Venediklinin olmasına şaşmamak lazım, diye düşünüyor. Bu şehir Serenissima’ya (3) benziyor ama her şeyin yüzle çarpıldığı olağanüstü boyutlarda. Roma’nın yedi tepesinin ve kudretinin istila ettiği Venedik. (s.75)

San Pietro’nun kubbesi Ayasofya ve Bayezid Camii’nden esinlenmiştir; Medici Kütüphanesi ise Manuel’le sık sık gittiği Bayezid Kütüphanesi’nden; Medici Şapeli’ndeki heykeller, hatta II. Julius için yaptığı Musa heykeli İstanbul’da rastladığı davranış ve insanlardan izler taşır. (s.94)

_

(1) İtalyanların Dubrovnik kentine verdikleri ad. (Ç.N.)

(2) Burada Dücane Cündioğlu’nun “Kirli Beyaz” adlı yazısını hatırlamadan edememiştim. (bkz. Ölümün Dört Rengi, Kapı Y.) (M.F.K.)

(3) “Huzur Ülkesi”, 1657-1757 arasında Venedik Cumhuriyeti’ne verilen ad. (Ç.N.)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s