Edebiyat

Mülksüzler/ Ursula K. Le Guin

Notlarını bu sefer Gülsüm Kavuncu paylaştı, çok teşekkür ederiz.

-Bir duvar vardı. Önemli görünmüyordu. Kesilmemiş taşlardan örülmüş, kabaca sıvanmıştı; erişkin biri üzerinden uzanıp bakabilir, bir çocuk bile üzerine tırmanabilirdi. Yolla kesiştiği yerde bir kapısı yoktu; orada yerin geometrisine indirgeniyordu: bir çizgiye, bir sınır düşüncesine. (9)

-Bir kalabalığın ögeleri değil, bir topluluğun üyeleri olduğklarından kitle psikolojisiyle hareket etmiyorlardı. Ne kadar insan varsa o kadar değişik duygu vardı. (11)

-Ölmek kendini yitirmek ve diğerlerine katılmaktır. O ise kendini kurtarmış, diğerlerin, yitirmişti. (13)

-“Anlıyorum” dedi bir başka bilmece açıklığa kavuşurken, “siz ibadet evlerinin dışında dinlere izin verniyorsunuz, tıpkı yasalar dışında herhangi bir ahlaka izin vermediğiniz gibi. Biliyor musunuz bunu hiç anlamamıştım, bütün o Urras kitaplarını okuduktan sonra bile. (20)

-Ama usuller aklın doğal yeteneklerinden oluşmuştur; bizim din yeteneğimiz olmadığına ciddi ciddi inanıyor olamazsınız! Ya da insanın evrenle en derin ilişkisinden yoksun olarka fizikle uğraşabileceğimize! “Hayır öyle demek istemedim…” “Bu bizi gerçekten aşağı bir tür haline getirmek olurdu!” (20)

-“Hayır, iş bölümü için fazla mekanik bir temel değil mi bu? İnsan işini ilgisine, yeteneğine, gücüne göre seçer, cinsiyetin bununla ne alakası var?” (22)

-“Evet, genellikle, hem de daha iridirler, ama makinelerimiz oldukduğu sürece ne fark eder? Makineler olmasa da, kürekle kazmak veya sırtta taşımak gerektiğinde belki erkek daha hızlı çalışır -iri olanları yan- ama kadınlar daha çok çalışır… Çoğu zaman bir kadın kadar dayanıklı olmayı istediğim olmuştur.” (22)

-Eğer Kimoe kendine saygı duymak için insan ırkının kendinden aşağı olduğunu düşünmek zorundaysa, kadınlar kendilerine nasıl saygı duyuyorlardı – onlar da erkekleri mi aşağı görüyorlardı? (22)

-“Yasak mı? Doğal olmayan bir sözcük. Kim yasaklıyor? Bütünleyici işlevin kendini dıştalıyorsun.” dedi Shevek, heycanla öne eğilerek. “Düzen ’emirler’ demek değil. Anarres’ten ayrılmıyoruz, çünkü Anarres biziz. Sen Tirin olduğun için Tirin’in bedenini geride bırakamazsın. Nasıl olduğunu görmek için başka biri olmaya çalışmak isteyebilirsin, ama olamazsın…” (44)

-“Sorumluluğun ve özgürlüğün, seçeneğin olmadığı, yalnızca yasaya uymaktan oluşan sahte bir seçeneğin veya yasaya uymamayı izleyen cezanın olduğu bir toplumda yaşamak ister miydin? Gerçekten bir hapishanede yaşamak ister miydin?” (44)

– İnsanın sevmediği bir işi yapması ahlak dışı değil miydi? (47)

-“Gezegeninize alerjim var. Doktor böyle söylüyor.” (65)

-“Para getiremezdim; kullanmıyoruz. Armağanlar getiremezdim, bizde sizde eksik olan herhangi bir şey yok. Bu yüzden, iyi bir Odocu gibi ‘ellerim boş’ geliyorum.” (65)

-Düşünce çimen gibidir. Işığı arar, kalabalıkları sever, melezlenmek için can atar, üzerine basıldıkça daha iyi büyür. (67)

-Onları kızdırmaya hakkı yoktu. Sahip olma dışında bir ilişki bilmiyorlardı. (69)

-Kişileri yönetmezler, üretimi yönetirler. Beni ne destekleyecek ne engelleyecek yetkileri yoktur. (71)

-“Çünkü ben, varlığımla, Devlet’in gereksizliğinin kanıtıyım. Ama korkacak ne var? Sana zarar vermeyeceğim, kişisel olarak son derece zararsız olduğumu biliyorsun… Dinle, ben bir doktor değilim. Biz ünvan kullanmayız. Benim adım Shevek.” (74)

-“Aşırılık dışkıdır” diye yazıyordu Odo Analooji’de. “Bedende kalan dışkı da zehirdir.” (89)

-Bu kalabalık yapraklar aşırılık değil miydi? Ağaç holumu dikenlerle gayet iyi idare ediyordu, üstelik onlar da fazlalık da yoktu. Bütün bu cömert yapraklar yalnızca aşırılık ve dışkı değil miydiler? Böyle ağaçlar zengin bir toprak, düzenli sulama ve büyük bir özen olmadan yaşayamazlardı. Savurganlıklarını ve umursamazlıklarını onaylamıyordu. (90)

-Kuşkusuz özgürlük, gizlilikten çok açıklıkta yatıyordu, özgürlük için her zaman riske girmeye değerdi. Riskin ne olduğunu da göremiyordu zaten. (98)

-Bir keresinde Sabul’un yeni Urras fiziğini özel olarak saklamak istediğini, ona bir mal, Anarres’Teki meslektaşları üzerinde bir güç kaynağı olarak sahip olmak istediğini düşünmüştü. Ama bu fikir Shevek’in düşünme alışkanlıkarına o kadar ters düşünüyordu ki, beyninde açıkça oluşturmakta güçlük çekiyordu, fikir berraklaşınca da iğrenerek, gerçekten iğrenç bir düşünce gibi anında bastırdı bunu. (98)

-Sorumluluk, ayrıcalığı kolaylaştırıyordu. (100)

-Sınav sistemi ona ilk anlatıldığında çok şaşırmıştı; doğal öğrenme isteğini, bu bilgiyle doldurulma ve istendiğinde geri kusma dizisinden daha fazla engelleyebilcek birşey düşünemiyordu. (113)

-Bu karabasan caddesinin en garip yanı da satılık milyonlarca şeyin hiçbirinin orada yapılmıyor olmasıydı. Orada yalnızca, satılıyorlardı. İşlikler, oymacılar, boyamacılar, tasarımcılar, makineciler neredeydi, eller neredeydi, yapan insanlar? Gözden uzak, başka bir yerde. Duvarların arkasında. Dükkanlardaki herkes ya alıcı, ya da satıcıydı. Nesnelerle sahip olmak dışında bir ilişkileri yoktı. (116)

-“Hiç kimse çalınacak birşeye sahip değil. Eğer birşey istersen gidip depodan alabilirsin. Şiddete gelince, doğrusu bilemiyorum Oiie; durup dururken beni öldürür müydün? Eğer öldürmek isteseydin, buna karşı çıkarılan bir yasa seni engeller miydi? Zorlama, düzeni sağlamanın en etkisiz yoludur.” (130)

-Burada çalışmanın itici gücünün gelir, para gereksinimi veya kar arzusu olduğunu düşünüyorsunuz sizler; ama paranın olmadığı bir yerde gerçek dürtüler belki daha açık çıkar ortaya. İnsanlar birşeyler yapmaktan hoşlanırlar. Yaptıkları işi iyi yapmak isterler. (131)

-Sanatlar ve zanaatlar arasında hiçbir ayrım gözetilmiyordu; sanatın yaşamda bir yeri olduğu düşünülmüyor, tıpkı konuşma gibi, yaşamın temel yöntemlerinden biri olarak görülüyordu. (137)

-Düşünceler baskı altına alarak yok edilemez. Onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir (144)

-Eksantirik olma tehlikesini bile göze alarak vicdanlarının bağımsızlığını koruyorlardı. (151)

-Ben öleceğim, sen öleceksin; başka türlü birbirimizi nasıl sevebilirdik ki? Güneş de birgün sönecek, başka türlü nasıl parlamaya devam edebilir? (165)

-Ne kadar para kazanırlarsa kazansınlar yine de yoksul ölmemek için daha fazla çalışmaları gerektiğini düşündükleri için miydi? Suçluluk muydu, çünkü ne kadar az paraları olursa olsun, bütün yüzlere benzerlik duygusu veriyordu bu; Shevek onların arasında kendini çok yalnız hissediyordu. (179)

-Toplumunuzdaki herşey erkekler tarafından yapılıyor sanki. Endüstri, sanat,  yönetim, hükümet, kararlar. Bütün yaşamınız boyunca da babanızın ya da kocanızın adını taşıyorsunuz. Erkekler okula gidiyor, siz gitmiyorsunuz; hepsi öğretmen, yargıç, polis, hükümet üyesi oluyorlar değil mi? Neden herşeyi denetlemelerine izin veriyorsunuz? Neden istediğinizi yapmıyorsunuz? (185)

-Ama haklısınız, zaman bilimi ahlakla ilgili. Çünkü zaman duygumuz, nedenle sonucu, araç ve amacı ayırt etme yeteneğimizle ilgili. (193)

-Verilen bir söz, seçilen bir yöndü, kendi kendine seçenekleri kısıtlama anlamına geliyordu. Odo’nun gösterdiği gibi, eğer hiçbir yön seçilmezse, eğer insan hiçbir yere gitmezse, hiçbir değişme olmaz. İnsanın seçme değişme özgürlüğü kullanılmamış olur, tıpkı insan hapishanede, kendi yaptığı bir hapishanede içinde hiçbir yolun diğerinden daha iyi olmadığı bir labirentteymiş gibi. (211)

-İnsanlara okuyamayacakları bir mesajı taşıtmaya hakkınız yoktu. (216)

-Sahip olduğunuz tek şey, ne olduğunuz ve ne verdiğinizdir. (256)

-Devrimi yapamazsınız, devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir. (256)

-Zamana karşı çıkmaktansa, zamanla birlikte çalışmanın iyi yanı, diye düşündü, zamanın boşa harcanmamasıdır. (285)

-Aklınızı haketmek, kazanmak gibi fikirlerden arındırın. Ancak o zaman düşünebileceksiniz. (304)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s